DEVRENT--- Taih Olacak Tarihi DuvarYeni sayfanın başlığı
     iletişim
     Gezlevi'de Kullanılan Farklı Kelimeler
     Gezlevi Tarihi ve Coğrafyası
     Mevlüt Yanar Şiirleri
     Oğuzname ve Gezlevi'de Bu gün Kullanılan Atasözleri
     Sağlık-Beslenme Sayfası
     M Yanar Hikayeleri
     Aşık Ömer
     Büyük Şairlerden
     Molla Mustafa,Sadrettin Kütükçü,Helim Mehmet,S.Kılınçer
     Nüfus
     iki İdam İki Şehit
     Gezlevi İçin Gerekli
     Bağcılık
     Laiklikle İlgili Düşünceler
     SEÇİM-MAHALLİ İDARELER
     Mantarlar
     KİRAZ HAK: HERŞEY
     Aladağ-Yerköprü
     Toktamış ATEŞ
     sosyal devlet
     Nürnberg'i Hatırladım
     coğrafya soruları
     Gezlevi'de Eski Ramazanlar
     fakılar-holuslar
     Denizden Yaylalara
     KOP ve Karayolu Yatırımlarında Durum
     M.Kemal Kronolojisi
     Kürt Meselesine Newsweek Yaklaşımı
     Zorunlu Askerlik
     Kahramanlar-Kitap
     M. Kemal, Milli Mücadele’ye niye daha geç katılıyor?
     Anasayfa Aktarmaları
     Almanca Cevaplar
     inşaat davaları
     Mahkeme Dilekçe Örnekleri
     Mehmet Acar-Yatırımlar
     Kınalıade Ali
     HZ İSA nın Vefatı
     Kamulaştırma Kanunu
     KURU KİRAZ
     yörük
     Yörük 2
     yörük 3
     yörük 4
     Yörük İskanı
     gezlevi tarihine ilave
     Hadim Meteorolojik Verileri
     19 Mayıs ABD Askeri
     Ermeni katliamı
     Milletvekili Maaş Kıyaslaması
     bel kayması
     Saanen Keçileri
     Irbık Ülüğü hikaye
     Anasayfa Aktarması mart 2012
     anasayfa Aktarma mart 2012
     astım
     M. Kemalin 24 Nisan Meclis açış konuşması
     Aydınlı Aşireti Özelliklerinden
     SULAMA PROJESİ
     Thresi-Yasemin
     sarıçavuş
     Kalorifer
     Eğri Göl-Hasan SayındanYeni sayfanın başlığı
     Molla Mustafa
     Vefat Şiirleri
     Orhan Deresi
     19 0cak anasayfa aktarması 2015
     ilgili siteler
     Her Yönüyle Korualan---Bilal Erdek
     Anasayfa aktarmaları haziran 2016
     Dilekçe örneği
     vazgeçme
     temmuz 2016 anasayfası
     FRANSIZCA..ÇALIŞMALARIM
     Rusça Çalışmaları...Ya izuçayu russki yazık
     Bozkır Barajı...Gökdere
     İnsani Gelişme Endeksine ...ülkeler
     Gezlevi'li Ali Efe.... Yüzbaşılardan
     5.6.2017 Anasayfa akatarması
     Anket Yapalım
     Link listesi
     Sayaç

Kaynak gösterilmeden siteden alıntı yapılamaz.


KULYANAR - Anasayfa aktarmaları haziran 2016


ÖNEMLİ......öNEMLİ    HABER!!!

TEKRARLANAN HABER

Orhan Deresinin suyu pompasız olarak 15 km tünelle Korualan'a aktarılabilecek.....

İlgili haber aşağıda.....30 Eylül 2008 Konya Merhaba Gazetesi.


2008 den beri bir gelişme olmadı....Şubat 2014

 
Yeni kaynak arayışı
 
Susuzluk konusunda Mavi Tünel’in yakın, hatta orta vadede çare olmayacağını belirten uzmanlar, havza içerisinde değerlendirilmeyen su kaynaklarına yönelimi zorunlu olarak görüyor.
 
YENİ KAYNAK ARAYIŞINA HIZ VERİLMELİ
Kuraklıkla bağlantılı olarak yaşanan susuzluk yeni kaynak arayışlarını beraberinde getiriyor. Su konusunda yaşanmakta olan bereketsizliğin nedenleri üzerinde toplum olarak durulması talep ediliyor. Bununla birlikte eldeki kaynakların verimli kullanılmasının önemine işaret ediliyor. Konya Kapalı Havzası’ndaki susuzluk sorunun çözümü için sulama sistemlerinde ve ürün yelpazesinde değişikliğe gidilmesinin hayati olduğu uzmanlarca vurgulanıyor. 

ORHAN DERESİ OVA’YA AKITILABİLİR
Yeni kaynak arayışları çerçevesinden gündeme gelen bir alternatif de Hadim’in Beyreli (Gevne) Köyü yakınlarından geçen Orhan Deresi. Bu kaynaktan yılda 200 milyon metreküpe kadar suyun Ova’ya akıtılabileceği ifade ediliyor. DSİ 4. Bölge Müdür Yardımcısı Mevlüt Pınarkara, Orhan Deresi’nin 15 kilometre tünel ile pompasız Korualan’a oradan da Bozkır Barajı’na akıtılabileceğini söyledi. 

BAKANLIK BOŞA AKAN SULARIN RAPORUNU İSTEDİ
Pınarkara, Orhan Deresi’nin Ova’ya akıtılmasında pompaya ihtiyaç bulunmamasının suyu cazip hal getirdiğine işaret ederek, fizibilite aşamasındaki projenin hayata geçirilerek, Mavi Tünel’e katkı sağlamasını amaçladıklarını söyledi. Öte yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın tüm DSİ Bölge Müdürlüklerine yazı göndererek, boşa akan su kaynaklarının değerlendirilmesi için rapor oluşturmasını istediği öğrenildi.

Orhan Deresi umudu

Kuraklık ve bağlantılı olarak yaşanan susuzluk yeni kaynak arayışlarını beraberinde getiriyor

Su konusunda yaşanmakta olan bereketsizliğin nedenleri üzerinde toplum olarak durulması talep ediliyor. Bununla birlikte eldeki kaynakların verimli kullanılmasının önemine işaret ediliyor.
Konya Kapalı Havzası’ndaki susuzluk sorunun çözümü için sulama sistemlerinde ve ürün yelpazesinde değişikliğe gidilmesinin hayati olduğu uzmanlarca vurgulanıyor. Yeni kaynak arayışları çerçevesinden gündeme gelen bir alternatif de Hadim’in Beyreli (Gevne) Köyü yakınlarından geçen Orhan Deresi. Bu kaynaktan yılda 200 milyon metreküpe kadar suyun Ova’ya akıtılabileceği ifade ediliyor.
KONYA OVASI İÇİN EK KAYNAK ARAYIŞLARI
Yağışlardaki bereketsizlik, su kullanmadaki savurganlık ve arkasından gelen kuraklık yeni arayışları zorluyor.
Bireysel kullanımda tasarruf, üretim zincirinde ise teknoloji değişikliği teklifleri öne çıkarken, havza içinde değerlendirilmeyen kaynaklara yönelim de artıyor.
Geçtiğimiz aylarda Devlet Su İşleri’nin (DSİ) araştırmaları, Çumra ve Ova Sulama Birlikleri’nin finansmanı ile Suğla Havzası’nda 50 bin dekarlık araziyi basan ve üretimi engelleyen 50 milyon metreküplük su Suğla Depolaması’na aktarılmıştı. Böylece hem su basan arazilerden yararlanma imkânı ortaya çıkmış hem de Ova 50 milyon metreküplük ilave su kaynağına kavuşmuştu. Bu olumlu örnek benzer arayışlara neden oldu. Zira bir umut olarak bakılan Mavi Tünel’in sadece delinmesinin 5 yıllık bir süre alması bekleniyor. Göksu’nun 17 kilometrelik tünelden geçerek Ova’ya akacak suyunun tarlalara ulaşım zamanı ise daha da uzakta gözüküyor. Bu nedenle, yer yer afet derecesinde yaşanan susuzluk için Mavi Tünel’in yakın ve hatta orta vadede çare olmayacağı değerlendiriliyor. Oysaki kamuoyu Mavi Tünel konusunda aşırı iyimser beklentiye girmiş durumda.
Konu ile ilgili görüştüğümüz uzmanlar, Mavi Tünel konusundaki kamuoyu beklentisinin görevli kurum ve kuruluşları etkilememesi, aksine çalışmalarını hızlandırması gerektiğine işaret ederek, “Bir taraftan mevcut kaynaklarımızın yağmalanması anlamına gelen uygulamalardan çiftçileri incitmeden vazgeçmek gerekmektedir. Bu anlamda basınçlı su sistemlerini teşvik eden düzenlemelere derhal gidilmelidir. Diğer taraftan da acaba dikkate almadığımız, değerlendirebileceğimiz yeraltı ve yerüstü kaynakları nelerdir diye bakmak gerekmektedir. Bu çerçevede Orhan Deresi üzerinde durulmaya değer bir kaynaktır. 200 milyon metreküplük bir kaynağın Ova’ya akıtılabileceğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
Konu ile ilgili olarak Konya Milletvekili Muharrem Candan’ın çalışmaları olduğu, DSİ’nin de fizibilite hazırlıklarına başladığı öğrenildi.
ORHAN DERESİ POMPASIZ BOZKIR’A AKABİLECEK
DSİ 4. Bölge Müdür Yardımcısı Mevlüt Pınarkara da, Orhan Deresi’nin Ova’ya aktarılması noktasında projenin olduğunu doğrulayarak, bu noktada fizibilite çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Pınarkara, Orhan Deresi’nden akıtılacak suyun Mavi Tünel’e destek olacağını söyledi. 
Mevlüt Pınarkara, Orhan Deresi’nin Ova’ya akıtılmasına yönelik ilk aşamada su ölçümlerinin yapılacağını, ardından 15 kilometrelik tünel ile buradan minimum 100 milyon metreküp suyun Korualan’a, oradan da Bozkır Barajı’na verilebileceğini söyledi. Orhan Deresi’nin Korualan’a akıtılmasını sağlayacak tünel için pompaya ihtiyaç bulunmadığını, bu durumun da Orhan Deresi’nin cazibe olmasına neden olduğunu belirten Pınarkara, Orhan Deresi’nin projelendirilip Bozkır Barajı’na akıtılması için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti. 
Pınarkara, projenin başlatılması durumunda 8-10 yıl içerisinde tamamlanacağı mesajını verdi.
 

Ali Kemal Akça    1908-1977

Konya ili Bozkır kazası Akçapınar köyünde doğdu. Konya erkek muallim mektebini bitirerek öğretmen oldu.

Çumra,Kızılviran,İbrala ilkokullarında ve Konya İsmet paşa ile Sille ilkokullarında görevi sürdürdü.

İstanbul Mahmutpaşa ilkokulundayken Folklor Postası dergisini çıkaranlar arasındaydı.1946 seçimlerinde  milletvekili adayı oldu. Seçilemedi.

1960  yılında emekli oldu.

Konya ve Eminönü  Halkevlerinde çalışan Akça, “Dağlar Delisi” adında bir roman yazdıysa da bastıramadı. Diğer “Konya’da yetişen alimler,Mütefekkirler ve şairler” ile “Saz Halk Şairleri” isimli eserlerini de bastıramadı.

20  isan 1977 günü vefat eden A. Kemal Akça  İstanbul’da toprağa verildi.

 

Ali Kemal Akça . Aşık Ömer üzerinde çalışmalar yapan bir hemşehrimizdir. Dolhanlarlı Hayri Yıldız da bir diğer Aşık Ömer  araştırıcısı  olup, bunlara ilaveten Gezlevi’den Aşık Ömer’le ilgili çalışma yapan derleme yapan  araştırıcı olmayışı hayıflanılacak bir meseledir. Dedemköyü’nde Rahmetli Muhsin Gümüşlü bile Aşık Ömer’e ait  bir dörtlüğü ezbere okurken (Bana 1980 lerde okumuştu. Dörtlüğü çok az hatırlıyorum. Ama çocukken  mahalle hocasından  (medrese hocası) bellediğini söylemişti. Hatta Aşık Ömer’in  “Boyacı’nın kuluyum “ menkıbesini de aktarmıştı.)

Kemal Akça’nın Aşık Ömer çalışmasının Özeti.

17. inci asrın saz şairlerinden  Gezlevi’li

AŞIK    ÖMER

Türk halk edebiyatına  emsali görülmemiş binlerce şiir armağan eden Aşık Ömer’in hayatı  tam bilinmemektedir.

Bursa’lı Tahir;

Zat-ı cemilemiz iyan ederiz

Bizim meskenimiz serhat elidir

Zat-ı cemilemiz iyan edelim

Vatan-ı aslimiz Aydın elidir

   Adliyim mahlasım vehbi okunur

Kemalat-ı aşkım kisbi okunur

Vezn-i sühanımız hasbi okunur

Tehi sanman Ömer Gezlevi’lidir

Mısralarını muhtevi koşmanın  son mısraını dikkate alarak  Aşık Ömer’in Konya’lı olduğunu söylemesine rağmen  son yıllara kadar  inandırıcı görülmemiştir. Ama son tetkikler onun  1926 öncesi Bozkır’a bağlı,daha sonra Hadim kazasına aktarılan Gezlevi köyünden olduğunu göstermektedir.

Aşık Ömer uzun yaşamıştır  1619 da Gezlevi ‘de doğan Ömer.Şeyh Yusuf bin Bozkıri  soyundandır.

Aydından bahsetmesi ise . Bozkır, Karacahisar, Hocaköyü. Karaardıç. Avdan ,Gözlevi, Dedemköyü,Pirlevganda (Taşkent).Hadim  kasaba ve köyleri birer irfan yuvası idi. Buralarda yetişenler Aydın Manisa Bergama Konya  gibi yerlere çalışmak ve tahsillerini ilerletmek için giderlerdi. Aşık Ömer’de bir süre Aydın’da kalmış olabileceğinden  o mısraı söylemiş olabilir.

Çanlırılı Talat Bey’in bulduğu,

Kendim Gezlevili Ömerdir ismim

Ta levhü kalemden yazılı resmim

Bir katra meniden varoldu cismim

 Cennet-ül me’vaya  uğradım geldim.

Şiiri de Gezlevili olduğunu  teyit etmektedir.

Gezlevi köyü Selçuklu ve Karamanlı dönemlerinde mevcut olup serhat teşkil etmekteydi. Alaaddin Keykubat  Gezlevi,Dedemköy ve  Karacahisar kalelerini zaptettirmiş. Halkı müslümanlaştırmak için  buralara kuvvetli hocalar vermiştir.

Karamanlılar devrinde ise Gezlevi. Yörüklerle Türkmenlerle  meskun  Larende imareti  olarak tarihte görülmektedir. Gerek “İbn-i Bibi “ nin  “Selçuknamesi “  ve  gerekse “ Şikari “nin  tarihinde  Gezlevi  kaydı mevcuttur.

Ali Kemal Akça  Fuat Köprülü ve Saadettin Nüzhet Ergun’u kaynak göstererek  şiirler  ve  savaşlar hakkında malumat verdikten sonra kendi düşüncesinin farklılıklarını  ortaya koyuyor. Onlar Aşık Ömer’e yeniçeri saz şairi diyorlar, benim kanaatim onun yeniçeri olmadığı savaşlara  sipahilerle katıldığıdır.

Aşık Ömer Bağdat seferine katılımştır (Yahya Efendi nüshasına göre). Bu savaşta  Hafız Paşanın Bağdat muhasarasında  ordu arasında Dağlar Delisi Süleyman ‘da mevcuttu. Naima tarihinde Dağlar Delisi’nin  Beyşehir,Seydişehir, Bozkır  belki Larende  ve Konya sipahileri üzerinde  etkili bir şaki  sipahi olduğu kayıtlıdır.

Bu bilgiler ışığında Aşık Ömer’in yeri devşirme Yeniçeriler değil. Dağlar delisi gibi kendi memleketlisi  olan koca ünlü bir sipahi serdarının  yanında  vazife almış bulunması .Aşık Ömer gibi hürriyet terennüm eden  bir halk şairinin  vasıflarına daha uygun düşmektedir.

Folklor Postası

1.     Kanun-i Evvel 1944 sayfa 9-10  özet.


Aşık Ömer  zamanında  Gezlevi çevresi ve Osmanlı ülkesinde durum yazısı  Aşık Ömer yan başlığındadır.

Bozkır-Hadim-Adiller (KOP)

 

"Toplam uzunluğu 90 km olan yolumuzda 49 km’si tamamlanmıştır. 16 km’sinde DSİ tarafından protokollü olarak yol yapım çalışmalarına devam edilmektedir. En kısa zamanda ihale edilmesi düşünülmektedir."

Yatırımlar kapsamında  Bozkır- Korualan-Hadim- Adiller  yolu ile ilgili 2014  yılı haberinde  yukardaki bilgiler verilmektedir. Yapılmayan Kısım Bozkır-Gezlevi- Karakaya kesimidir. En kısa zamanda ihale edilmesi düşünülen yolun ihalesi unutulmasın sakın.
Yetkililer ve halkımız konuyu takip etmeli.

İsauria'lı Zenon


Biliyor musunuz İsauria dediğimiz Bozkır Hadim Taşkent yöresinden bir asker Bizans imparatoru olmuş ve 20 yıl kadar hüküm şürmüştü. (MS. 474-491)
Daha sonra iktidarı kaybeden Zenon'un Astra yani Bolat Yaylası yakınlarında Papyron denilen yerde  saklanarak yaşadığını tarihler yazmaktalar.
Ben Papyron'un neresi olduğu konusunda bir kaynağa rastlamadım. Tahminim  Yalnız Kaya dediğimiz yerdeki kasaba Papyron'dur. (Bilal Erdek hocam Kovanlık olarak vermiş).
Yani Korualan - Gezlevi aynı zamanda imparator şehridir
MS. 717-741  Yılları arasında yine bir İsauria'lı olan Leon  Bizans imparatoru oldu. 867 tarihine kadar İsauria'lı hanedanlık Bizans tahtında oturmayı sürdürdü.
Zenon döneminde  Hz Muhammed AS. doğmamıştı.  Leon döneminde ise önce Emevi  devletinin  son yıllarını 750 den sonra ise Abbasi devletini görmekteyiz. Her ikisinin de halkı müslüman olup önemli fetihler yapmışlardır.


Evet;
Taşkentli hemşehrimiz sayın Ahmet Davutoğlu'  da  İsauria'nın yani Taşeli platosunun Kuzey yamaçlarının çıkardığı  bir başka  önemli devlet adamıdır. 

 

 

Kazıkdereli  Demirci
(Anlatan  Omar Durmuş  Yani Durmuşali Kıymaz  2015 de  75 yaşında)
-Dayı senden duymuştum şu kazıkdereli Demirci  hikayesini. Nasıldı  o.?..
- Bak gülüm. Ahmad Usta dedem Bozgır'a gitmiş bir gün. Sırtında yün habası ve yün şalvarıyla  Bozgırlı demirci ustasının gapısına yaslanmış seyretmeye başlamış. Tabii gülüm herkes  mesleğiyle ilgili şiyleri görmek ister, ollara gider öyle değil mi?
-Tabi dayı. Neler olmuş demircilikde?
-Bir köylü nal gırıkları getirmiş demirciye. Dökmüş önüne. Bana dimiş bir saban demiri yapıvir bunnardan
Demirci bir malzemeye bakmış,bir adama... Gızarak; "Benimle alay mı geçiyon?  Bunnardan  saban demiri mi olurumuş." dimiş.
Söveye yaslı duran dedem,doğrulmuş.
-Usta dimiş yapıversene adamın didiğini,olma mıymış bu malzemeden bal gibi de olur?
Usta bu defa gızarak Dedem Ahmad ustaya dönmüş,
-Oraya dinelip de  vır vır itme. Yapabilirsen gel sen yap dimiş.
Dedem sevünmüş. Habasını sıyırıp atmış. Gıstırgacı almış eline,uzatmış ocağa nal gırıklarını  çek körüğü bakalım Ustam dimiş keyifli keyifli.
Bir müddet sonra ışıl ışıl bir saban demiri şekillenmeye başlamış örsün üzerinde çekicin altında... ve bitmiş... Harika bir saban demiri ortada.
Demirci şaşgın,müşteriler hayran hayran bakmakda Ahmad Usta dedeme.
-Nerelisin sen usta deyi sorar Bozgırlı demirci
-Gezlevülüyün dir dedem.
Bozgırlı Demirci ustası
-Dimek sen osun ha dir ...Gazıkdereli bir demircinin namını duymuştum çoktan. Dimek sensin o ha!

Gazıkdere ismin merak ettim dayımdan bu hikayeyi duyunca...
Sonunda işin aslını öğrendim. 1831 Yılında Padişah II. Mahmud döneminde Bozgır'ın köylerinden  birinin adı Gazıkdere'dir. Gazıkderenin mahalleleri ise  Gezlevü,Gerez,Dolanlar,Fakılar Holuslar  imiş. Yani Dedemköyünün adı o senelerde Gazıkdereymiş.

Evet işte Gazıkdereli Ahmad usta demircinin son temsilcisi Bahap ustanın vefatıyla Gezlevi demircisiz de galdı.
 Mevlüt Yanar..19 Ekim 2015 Pazertesi...


Güzel Bak

Dışarda güz olsa da gönlüne güz gelmesin
Daima rahmet dile gözüne toz gelmesin
Etraf hep yeşil olsun etraf hep umut dolsun
Öyle güzel bak ki sen özüne boz gelmesin
Mevlüt Yanar Konya 30 Ekim 2015






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

GAM YÜKLERİ İLE YÜKÜMÜZ TUTTUK

Aşık ÖMERden

Gam yükleri ile yükümüz tuttuk
Hicran katarının kervanıyız biz
Feleğin ağusun aşında bulduk
Mihnet tekkesinin mihmanıyız biz

Hakikat yolunu tutmuş gideriz
Kemlik edenlere iy'lik ederiz
Hazret-i Hüda'nın emrin tutarız
Rah-ı hakikatın rehvanıyız biz

Ey Ömer aşk ile irfan yoluyuz
Serv-i tubaların servi dalıyız
Bizi sevenlerin biz de kuluyuz
Sevmiyenin şah ü hakanıyız biz

Bağrıma Ekin Tohum

Bağrıma ekin tohum
Yeşersin sakin ruhum


Milyonlarca yıl ben de
Yemyeşildim mutluydum
Canlılar gezdi tende
Sevgiliydim kutluydum


Bana ekseniz tohum
Gülümser temiz ruhuım


Ağaçlıydım ev oldum
Dallarım kuşa yuva
Sincaplara üst yoldum
Şen şakraktı dağ ova


Hasretim verin tohum
Murada ersin ruhum


Sel götürmesin beni
Sular şarkı söylesin
Yel üfürmesin emi
Çiçeklerle söyleşin


Bir kazma ve bir tohum
Sabırsız bekler ruhum

11.Şubat 2008

Mevlüt Yanar



Erişilmez

Bir erişilmeze duyulan özlem
Ruhları ateşte tava getirir
Dünya avucunda hükümdar olur
Belki mevlasına çabuk yetirir

Mevlüt Yanar

HADİM ADININ KÖKENİ
Hadim adını Keykubad’ın valisi Kamerüddin Hadim Bey den almıştır. (Büyük Sultan Alaaddin Keykubad Hadim Ermenek üzerinden Silifke’ye ordu yürütüp bölgeyi Ermenilerden temizleyince Kamerüddin Hadim Lala yı yöreye yönetici yapmış, onun başarılı yönetimi bahsedilen yerlerin Hadimeli olarak adlandırılmasını sağlamıştır.

Konuyla ilgili makalem Hadimin sesi gazetesinde 1994 te yayımlanmıştı. Bu konuda ipucu bilgileri Prof Osman Turan ın “Selçuklular Zamanında Türkiye” adlı eserinde bulunmaktadır.) Selçuklu sonrası Hadim İli Karaman Beyliğinin vatanı olunca İklim-i Karamanın bir parçası olmuş ve önemini yitirmiştir. Ancak idari birim olarak Merkezi bazen Pillonda (Taşkent-Pirlerkondu-Philedelfia…), bazen Hadim olmak üzere varlığını sürdürmüştür. 18.Yüzyılda Ebu Said Muhammed Hadimi’nin ülke çapında bilim ve tasavvuf adamı olarak ünlenmesi Hadim’i de Osmanlı Ülkesinde hatırı sayılır konuma yükseltmiştir. Zaman zaman Karaman ilçesine bağlanan Hadim 1926 da Hakettiği ilçelik ünvanını tekrar kazanmıştır.

http://www.gezlevi.com/2014/01/hadim-adinin-kokeni-hadim-nedir-nedemek/
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=