DEVRENT--- Taih Olacak Tarihi DuvarYeni sayfanın başlığı
     iletişim
     Gezlevi'de Kullanılan Farklı Kelimeler
     Gezlevi Tarihi ve Coğrafyası
     Mevlüt Yanar Şiirleri
     Oğuzname ve Gezlevi'de Bu gün Kullanılan Atasözleri
     Sağlık-Beslenme Sayfası
     M Yanar Hikayeleri
     Aşık Ömer
     Büyük Şairlerden
     Molla Mustafa,Sadrettin Kütükçü,Helim Mehmet,S.Kılınçer
     Nüfus
     iki İdam İki Şehit
     Gezlevi İçin Gerekli
     Bağcılık
     Laiklikle İlgili Düşünceler
     SEÇİM-MAHALLİ İDARELER
     Mantarlar
     KİRAZ HAK: HERŞEY
     Aladağ-Yerköprü
     Toktamış ATEŞ
     sosyal devlet
     Nürnberg'i Hatırladım
     coğrafya soruları
     Gezlevi'de Eski Ramazanlar
     fakılar-holuslar
     Denizden Yaylalara
     KOP ve Karayolu Yatırımlarında Durum
     M.Kemal Kronolojisi
     Kürt Meselesine Newsweek Yaklaşımı
     Zorunlu Askerlik
     Kahramanlar-Kitap
     M. Kemal, Milli Mücadele’ye niye daha geç katılıyor?
     Anasayfa Aktarmaları
     Almanca Cevaplar
     inşaat davaları
     Mahkeme Dilekçe Örnekleri
     Mehmet Acar-Yatırımlar
     Kınalıade Ali
     HZ İSA nın Vefatı
     Kamulaştırma Kanunu
     KURU KİRAZ
     yörük
     Yörük 2
     yörük 3
     yörük 4
     Yörük İskanı
     gezlevi tarihine ilave
     Hadim Meteorolojik Verileri
     19 Mayıs ABD Askeri
     Ermeni katliamı
     Milletvekili Maaş Kıyaslaması
     bel kayması
     Saanen Keçileri
     Irbık Ülüğü hikaye
     Anasayfa Aktarması mart 2012
     anasayfa Aktarma mart 2012
     astım
     M. Kemalin 24 Nisan Meclis açış konuşması
     Aydınlı Aşireti Özelliklerinden
     SULAMA PROJESİ
     Thresi-Yasemin
     sarıçavuş
     Kalorifer
     Eğri Göl-Hasan SayındanYeni sayfanın başlığı
     Molla Mustafa
     Vefat Şiirleri
     Orhan Deresi
     19 0cak anasayfa aktarması 2015
     ilgili siteler
     Her Yönüyle Korualan---Bilal Erdek
     Anasayfa aktarmaları haziran 2016
     Dilekçe örneği
     vazgeçme
     temmuz 2016 anasayfası
     FRANSIZCA..ÇALIŞMALARIM
     Rusça Çalışmaları...Ya izuçayu russki yazık
     Bozkır Barajı...Gökdere
     İnsani Gelişme Endeksine ...ülkeler
     Gezlevi'li Ali Efe.... Yüzbaşılardan
     5.6.2017 Anasayfa akatarması
     Anket Yapalım
     Link listesi
     Sayaç

Kaynak gösterilmeden siteden alıntı yapılamaz.


KULYANAR - Bağcılık




Bağcılık


Kasabamızda Kiraz Önemli bir gelir kaynağı.Ama yıllık beslenmemiz içinde bize daha faydalı olabilecek üzüm armut meyvelerini de ihmal etmemek gerek.
Üzümün pazar değeri yüksek.
Ayrıca pekmezi, kurusu ve yaprağı sağlıklı beslenmek için şart.Pancar şekerinden muhtevasında bulunan mineraller itibariyle kat kat  değerli.Pancar şekeri sadece enerji verip,yağlanma şişmanlama dertlerine yol açarken pekmez vücudun ihtiyacı olan mineralleri enerjiye ek olarak vermekte.
Maksadımız ayrıntılara girmek değil.Ama kuruyan subasarlarımıza,köye yakın tarlalarımıza çubuk dikme vakti geldi de geçiyor gibi.Kiraz gibi su istemeyen  bağcılığı yeniden diriltmemiz şart.Dikildiği yıl belki 3-4 kere su vermek gerekir ama,üçüncü yıldan itibaren sulamaya gerek yok. Bir veya iki kere sulayabilirsek değmeyin çubukların ve üzümleri keyfine...Kızılağaç,Akpınar,Hesepınarı,Yenice sırtları yeni bağ alanlarımız olmalı...Tabii eski bağlarımız bakıma alınırsa tekrar ürün alabiliriz.Üzüm çubuğu 40-50 yıl verimli ömrü olan  bir bitkidir.Bağları yenileyebilirsek  verim elde ederiz.
İnanıyorum ki bizim dökülgen ve tüter üzümlerimiz,erkek üzümümüz,kızılerkek gibi cinslerimiz iyi pazar bulabilir. Öncelikle yerli üzüm ırkları yaşatılmalı.Diğer iri taneli üzüm çeşitleri de denemeye alınmalı.
Bir konuyu ne kadar gündeme taşırsak insanımız o denli konuya ilgi duyar.Bu açıdan üzüm armut üretimi suya az ihtiyaç duyması hatta hiç su istememesi hasebiyle mutlaka ön plana çıkarılmalı.Topyekün üretime geçildiğinde bu yıl başlansa 4-5 yıl içnde  müşteriler kendi ayaklarıyla kasabamıza akın etmez mi?

Güz geldi.Yağışlar başladı.Su imkanı olan yerlere kiraz ve elma,suyu çok az veya olmayan yerlere üzüm armut dikmek için hazırlıkları hızlandıralım. Kolay gelsin hemşehrilerim.



T.C.

ISPARTA İL MÜDÜRLÜĞÜ

(Çiftçi Eğitim ve Yayım Şube Müdürlüğü)

               

 

 

Asma Yetiştiriciliği (BAĞCILIK)

           

       Anadolu muz eski ve köklü bir bağcılık kültürüne sahiptir.Türkiye asmanın gen merkezi  olup, dünya üzerinde en iyi elverişli bağcılık kuşağı üzerinde bulunmaktadır.Ülkemiz de bağ alanlarının bulunduğu bölgelerimiz; Ege, Marmara,Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri üzüm üreten bölgelerdir.

      İnsan beslenmesi açısından çok büyük öneme sahip olan üzüm, ülkemiz insanı için vazgeçilmez bir meyve özelliğini koruyarak günümüze kadar gelmiştir.Elde edilen üzüm hem yaş, hem de kuru üzüm olarak sofralarımızda sürekli bulunurken,  şaraplık  şıralık olarak da değerlendirilmektedir.

      Asma yaprakları salamura edilerek geleneksel yemeklerin yapımında kullanılır. Üzüm insan sağlığı yönünden çok besleyici  bir bileşime sahip olması yanında, birçok hastalıklara karşı etkili olup, B1 – B2 vitaminleri olmak üzere A  ve  C  vitaminlerini içerir.

     

      İklim ve Toprak İsteği

      İklim İsteği

      Asmanın büyüme ve gelişmeye etki eden en önemli  iklim faktörü; sıcaklık, güneşlenme,don yağmur ve rüzgardır.Başarılı bir şekilde bağcılık yapabilmek için bu faktörlerin göz önünde  bulundurulması gerekir.

      Bağcılıkta başarının temel şartı, bağ kurulacak yörenin iklim ve toprak faktörleri ile asmanın çok iyi bir uyuşma içinde olmasını temin etmektir.Bağ tesis ederken iklim,toprak,mevki-yön anaç ve çeşit seçimini iyi etüt etmek gereklidir.Toprak sıcaklığı ortalama 11 C derece olunca sürmeye başlar.Gözlerin sürmesinden yaprak dökümüne kadar geçen süre içinde günlük ortalama sıcaklık l8 C dereceden aşağı olması istenir.Sıcak aylar ortalaması 17 – 20 C derece olmalıdır. Bir yerde asmanın yetişebilmesi için orada senelik ortalama sıcaklık en az 9  derece olması gerekir.

      Asmanın gelişmesi ve ürün verebilmesi için erkenci çeşitler  1600 – 2000 C derece sıcaklık toplamına, geççi çeşitler ise 3000 C derece sıcaklık toplamına ihtiyaç gösterir.Vegatasyon süresi iklime göre farklılık gösterir.Vegatasyon  süresi 160 günden aşağı olan yerlerde bağcılık ekonomik olmaz.Yetiştirilmesi istenen çeşitlerin yetiştirilecekleri  yöre iklimine uygunlukları bilinmelidir.

      Bağcılıkta iklim faktörleri çok önemlidir, şayet bir yerde ilkbahar donları omcaların sürgün sürme zamanına kadar devam ederse, yeşil aksam 1-2 C derecenin altındaki ısıdan zarar göreceğinden bağ hasara uğrar.Sonbaharda donlar erken gelirse omcanın odun kısmının odunlaşmasına engel ve genç omcaların kurumasına neden olur. Eğer donlar bağ bozumu sırasında başlarsa diğer iklim koşulları  ne kadar uygun olursa olsun bu gibi yerlerde ekonomik şekilde bağcılık yapılamaz

      Kuvvetli rüzgarlar asmanın genç ve körpe sürgünlerini kırar, kuzey ve güneydoğudan esen rüzgarlar sürgünlerin yanmasına neden olur.

 

      Toprak İsteği :

     Asma kökleri derine giden bir bitki olduğu için yumuşak dokulu topraklardan  hoşlanır. Yerli asmalar hemen-hemen her tip toprakta iyi yetişir. Amerikan asmaları ise toprak konusunda seçicidirler. Asma genelde derin iyi havalanan, süzek ve kolay ısınan toprakları sever. Bu topraklar çoğunlukla tınlı ve kumlu-tınlı topraklardır. Bağ  toprağının derin ve su tutma kapasitesinin yüksek olması istenir

        Yerli asmalar kendi kökleri üzerinde yetiştirildiğinde topraktaki kirece oldukça fazla tölarans gösterirler.Fakat Amerikan asma anacı kullanılması gerekirse toprak seçiminde dikkat edilmesi gereklidir.

 

        Yetiştirme Tekniği :

        Bağ tesisinde en önemli aşamalardan birisi de anaç ve çeşit seçimi oluşturmaktadır.Çünkü kurulacak bağın uzun ömürlü ve ekonomik bir yatırım olması anaç çeşit seçimine bağlıdır.Başlangıçta anaç ve çeşit ne kadar isabetli ve uygun seçilirse başarı oranı o kadar fazla olur.

       Çeşit seçiminde  bağ yerinin iklim ve toprak özellikleri önemlidir.Yörenin uygun  etkili sıcaklık toplamına uygun çeşitler seçilmelidir. Etkili sıcaklık toplamı az olan yerlerde geç mevsimde olgunlaşan çeşitler seçilmelidir. Sonbahar da hasat döneminde etkili yağışların görüldüğü yerlerde daha erken olgunlaşan çeşitler tercih edilmelidir.

     Sıcak iklimi olan, derin ve verimli topraklar için yüksek verimli çeşitler; serin iklim az verimli ve sığ topraklar için az verimli kaliteli çeşitler tercih edilmelidir.

Seçilen çeşitler kolay pazarlanabilen tüketicinin talep ettiği çeşitler olmalıdır. Sofralık, şaraplık veya kurutmalık amaçlardan hangisine yönelik olarak yetiştiricilik yapılacaksa o amaca uygun çeşitler seçilmelidir.

     Anaç :

     Günümüzde modern bağcılık yapılan yerlerde anaç olarak Amerikan asma anaçları kullanılmaktadır, bu anaçların kökleri filokseraya dayanıklı olup özellikleri de farklıdır, Farklı iklim ve toprak tipleri için yöreye ve çeşide uygun anaçlar seçilmelidir.Her anaç her toprakta iyi sonuç vermez, ancak her toprak için uygun bir anaç bulunabilir.

 

 

      Toprak Hazırlığı :

     Bağ tesis edilecek arazide daha önceden bağcılık yapılmışsa  arazinin birkaç yıl dinlendirilmesi gerekir. Bu süre içerisinde değişik bitkilerle ekim nöbetinin uygulanması toprağın bağcılığa uygun hale gelmesini sağlar.

     Yeni kurulacak bağ yeri hiç işlenmemiş bir toprak üzerinde olacaksa  iyi bir şekilde işaretlenmelidir. İşaretleme ve dikimden önce sonbaharda dekara 3-4  ton yanmış çiftlik gübresi verilerek 50-60 cm. derinliğinde derin toprak işlemesi yapılmalıdır. Bu şekilde toprak alt-üst edilerek havalanması, zengin olan üst toprağın kök bölgesine indirilmesi,  asmayı iyi bir kök gelişimine yöneltir.

     Asma fidanının dikimi toprak krizmasından 6-8 hafta sonra yapılmalıdır.

     Dikim :

     Sonbaharda krizması yapılmış arazi ilkbaharda toprak düzeltildikten sonra traktörle  kolay işlenebilecek aralık ve mesafe de uzunlukta çukurlar açılır.Genel olarak bağlar da sıralar arasında 2.5-3 m. sıralar üzerinde 1.5-2 m. mesafe yeterli olmaktadır. Sıra başlarında ve sonlarında traktörün ve ekipmanın çalışması için yeterli mesafe mutlaka bırakılmalıdır.

     Sıraların yönü iyi bir  güneşlenme için Kuzey-Güney doğrultusunda oluşturulursa faydalı olur. Meyilli arazilerde ise toprak erozyonuna engel olmak için sıralar eğime dik olacak şekilde oluşturulur.Şiddetli rüzgarların etkili olduğu yörelerde, sıralar rüzgar yönünde olmalıdır.

     Dikim işlemi kışı sert geçen bölgelerde ilkbaharda toprak ısınmaya başladığı zaman yapılmalıdır.Dikimde sıraların düzgün olması için işaretlemeye özen gösterilmelidir. İşaretlemesi yapılmış  yerlere çukurların açılması makine ile yapılması daha avantajlıdır, çukurların dip kısmına iyi yanmış çiftlik gübresi ince toprakla karıştırılarak konmalıdır.

     Dikimden bir gece önce fidanlar su içerisinde bekletilerek dikim için budama yapılır, budama işleminde  aşılı köklü fidanlar kök tuvaleti yapılır ve üstten gelişen sürgünlerin bir tanesi bırakılarak  1-2 göz üzerinden kesilir.

     Fidan dikimi açılan çukurun tam ortasına gelecek şekilde ve fidanın gövde kısmı en az 10-15 cm. toprak üzerinde kalacak şekilde yapılır.Mutlaka can suyu verilen fidanın üstüne 3-5 cm. örtecek şekilde gevşek toprakla kümbet yapılarak fidanın dibine herek dikilir.

    

    Gübreleme :

    Bağları gübrelemekten amaç toprağımızın verimini korumaktır,bunun için bitki besin maddelerini kapsayan ve parçalanma olayını yapan bakterileri içinde bulunduran organik gübreler verilir.

     Bu gübrelerden en uygunu yanmış ahır gübresidir.Ahır gübresinin bağımıza sonbaharda verilmesi en uygun zamandır, böylece gübre kış yağışları ile parçalanarak asmanın alabileceği hale gelmiş olur. Bağlar 3 senede bir  3-4 ton yanmış ahır gübresi ile mutlaka gübrelenmelidir, ahır gübresi ile gübrelemede yeterli olmayacağından ticari gübrelerde verilmelidir.

     Doğru,dengeli ve zamanında yapılan gübreleme ile bağımızdaki ürün miktarını ve kalitesini artırmakta ve bağların hastalık  zararlı ve dona karşı dirençlerini de yükseltmektedir.

    Bu sebeple bağlarımızda iyi gelişme sağlamak ve yeterli ürün alabilmek için topraktan kaldırılan besin maddelerini yeniden toprağa vermek gereklidir.

    Bağlarımıza verilecek gübre miktarının tespiti bir çok  faktöre bağlıdır, bunun için önceden bazı  toprak ve yaprak tahlillerin yapılması gereklidir. Her bölgede hatta her bağda ihtiyaç duyulan, mineral ve organik madde miktarını ayrı-ayrı tespit ederek buna göre gübreleme yapmak en uygun yoldur.

 








Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

GAM YÜKLERİ İLE YÜKÜMÜZ TUTTUK

Aşık ÖMERden

Gam yükleri ile yükümüz tuttuk
Hicran katarının kervanıyız biz
Feleğin ağusun aşında bulduk
Mihnet tekkesinin mihmanıyız biz

Hakikat yolunu tutmuş gideriz
Kemlik edenlere iy'lik ederiz
Hazret-i Hüda'nın emrin tutarız
Rah-ı hakikatın rehvanıyız biz

Ey Ömer aşk ile irfan yoluyuz
Serv-i tubaların servi dalıyız
Bizi sevenlerin biz de kuluyuz
Sevmiyenin şah ü hakanıyız biz

Bağrıma Ekin Tohum

Bağrıma ekin tohum
Yeşersin sakin ruhum


Milyonlarca yıl ben de
Yemyeşildim mutluydum
Canlılar gezdi tende
Sevgiliydim kutluydum


Bana ekseniz tohum
Gülümser temiz ruhuım


Ağaçlıydım ev oldum
Dallarım kuşa yuva
Sincaplara üst yoldum
Şen şakraktı dağ ova


Hasretim verin tohum
Murada ersin ruhum


Sel götürmesin beni
Sular şarkı söylesin
Yel üfürmesin emi
Çiçeklerle söyleşin


Bir kazma ve bir tohum
Sabırsız bekler ruhum

11.Şubat 2008

Mevlüt Yanar



Erişilmez

Bir erişilmeze duyulan özlem
Ruhları ateşte tava getirir
Dünya avucunda hükümdar olur
Belki mevlasına çabuk yetirir

Mevlüt Yanar

HADİM ADININ KÖKENİ
Hadim adını Keykubad’ın valisi Kamerüddin Hadim Bey den almıştır. (Büyük Sultan Alaaddin Keykubad Hadim Ermenek üzerinden Silifke’ye ordu yürütüp bölgeyi Ermenilerden temizleyince Kamerüddin Hadim Lala yı yöreye yönetici yapmış, onun başarılı yönetimi bahsedilen yerlerin Hadimeli olarak adlandırılmasını sağlamıştır.

Konuyla ilgili makalem Hadimin sesi gazetesinde 1994 te yayımlanmıştı. Bu konuda ipucu bilgileri Prof Osman Turan ın “Selçuklular Zamanında Türkiye” adlı eserinde bulunmaktadır.) Selçuklu sonrası Hadim İli Karaman Beyliğinin vatanı olunca İklim-i Karamanın bir parçası olmuş ve önemini yitirmiştir. Ancak idari birim olarak Merkezi bazen Pillonda (Taşkent-Pirlerkondu-Philedelfia…), bazen Hadim olmak üzere varlığını sürdürmüştür. 18.Yüzyılda Ebu Said Muhammed Hadimi’nin ülke çapında bilim ve tasavvuf adamı olarak ünlenmesi Hadim’i de Osmanlı Ülkesinde hatırı sayılır konuma yükseltmiştir. Zaman zaman Karaman ilçesine bağlanan Hadim 1926 da Hakettiği ilçelik ünvanını tekrar kazanmıştır.

http://www.gezlevi.com/2014/01/hadim-adinin-kokeni-hadim-nedir-nedemek/
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=